Defne sabununun gerçek olup olmadığını anlamanın en eski yolu, onu ikiye kesmektir. Dışı soluk bej, hatta kahverengimsidir — çünkü aylarca havayla temas ederek yüzeyi oksitlenmiştir. Ama içi, ilk günkü gibi zeytin yeşilidir. Bu iki renk arasındaki fark, sabunun gerçekten dinlendirildiğinin kanıtıdır.
Bu yüzden dışı parlak koyu yeşil olan sabunlara dikkat edin. Doğal defne sabununun dışı zamanla açılır; dışı yeşil kalan ürünlerde çoğunlukla boya vardır ya da sabun yeterince bekletilmemiştir.
Üretim, defne meyvelerinin toplanmasıyla başlar. Meyvelerden çıkarılan koyu yeşil defne yağı, zeytinyağı ile birlikte büyük kazanlara alınır ve sodyum hidroksit eşliğinde saatlerce, düşük ateşte pişirilir. Bu işleme sabunlaşma denir: yağ ve alkali tepkimeye girer, ortaya sabun ve gliserin çıkar. Süreç sonunda serbest alkali kalmaz.
Kıvamını bulan sabun geniş bir zemine dökülür, birkaç gün soğumaya bırakılır ve kare şeklinde elle kesilir. Kesilen kalıplar üst üste, aralarından hava geçecek biçimde kuleler halinde istiflenir. Sonra sadece beklenir. Bu bekleme [ ] ay sürer. Sabun sertleşir, suyunu bırakır, ağırlığı azalır ve yüzeyi rengini değiştirir.
Bekletme süresi, defne sabununu pahalı yapan asıl kalemdir. Kısa bekletilen sabun yumuşak kalır ve banyoda hızla erir; uzun bekletilen sabun taş gibi sertleşir ve aylarca kullanılır.
Bu oran, sabunun yapımında kullanılan yağların yüzde 60'ının defne yağı olduğunu gösterir. Kalan kısım zeytinyağıdır.
Karşılaştırma için: piyasadaki sabunların büyük bölümü %5 ile %20 aralığındadır. Defne yağı, zeytinyağına göre çok daha pahalı ve zor elde edilen bir yağdır — bir kilo yağ için hatırı sayılır miktarda defne meyvesi gerekir. Oran yükseldikçe sabunun içi daha koyu yeşil olur, defne kokusu belirginleşir, dokusu yumuşar ve maliyeti katlanır. %60 oranı, geleneksel sabunculukta üst segment kabul edilir.
Sabunumuzda koku esansı kullanılmaz. Duyacağınız koku, defne yağının kendi kokusudur: keskin ve parfümsü değil, toprak ve odunsu tonlarda, ıslandığında belirginleşen bir koku. Parfümlü sabun kokusu bekleyenler için bu bir sürpriz olabilir.
Köpüğü de az ve yoğundur. Endüstriyel sabunlardaki bol, hafif köpük sentetik köpük artırıcılardan gelir; bu sabunda o maddeler yoktur. Az köpük burada bir eksiklik değil, içerik sadeliğinin sonucudur.
El yapımı bir üründür. Kalıplar arasında renk tonu, ebat ve ağırlık açısından küçük farklılıklar olabilir; yüzeydeki kesim izleri üretim yönteminin doğal sonucudur.
Sabunu ıslak zeminde bırakmayın. Doğal sabunlar sürekli suyla temas ettiğinde hızla yumuşar ve erir. Altı delikli, havalandırmalı bir sabunluk kullanırsanız kullanım ömrü belirgin şekilde uzar.
Yedek kalıpları kutusundan çıkarıp kuru ve havadar bir yerde bekletebilirsiniz — defne sabunu bekledikçe sertleşir, yani zamanla kötüleşmez. Saç yıkamada kullanacaksanız sabunu doğrudan saça sürmek yerine avuçta köpürtüp saç derisine uygulamak daha kolay durulanır.
Bu ürün bir kozmetik temizleme ürünüdür; ilaç değildir ve hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılamaz.
Antik anlatıya göre Apollon, nehir tanrısının kızı Daphne'ye tutulur. Daphne kaçar, yakalanmak üzereyken toprağa yalvarır: beni sakla, beni ört. Toprak onu duyar ve kızı bir defne ağacına dönüştürür. Apollon'un elinde kalan tek şey bir avuç yapraktır — o günden sonra taçlarını bu yapraklardan örer.
Defne ağacının yaprakları dört mevsim yeşil kalır, dökülmez. Akdeniz'in her yerinde ölümsüzlük ve zaferle anılmasının sebebi budur. Hatay'da ise bu ağaç yüzyıllardır iki iş görür: yaprağı tencereye girer, meyvesi kazana.
En güvenilir yöntem sabunu kesmektir. Gerçek defne sabununun dışı bekletme sürecinde oksitlendiği için bej veya kahverengimsidir, kesiti ise yeşildir. Dışı parlak koyu yeşil olan sabunlarda genellikle boya kullanılmıştır ya da ürün yeterince dinlendirilmemiştir.
Sabunun yapımında kullanılan yağların yüzde 60'ının defne yağı olduğunu gösterir; kalanı zeytinyağıdır. Piyasadaki sabunlarda bu oran genellikle yüzde 5 ile 20 arasındadır. Oran arttıkça kesitin rengi koyulaşır, defne kokusu belirginleşir ve maliyet yükselir.
Sentetik köpük artırıcı madde içermediği için köpüğü endüstriyel sabunlara göre daha az ve daha yoğundur. Bu, içeriğin sade olmasının doğal sonucudur.
Doğal sabunlar sürekli suyla temas ettiğinde yumuşar. Altı delikli, havalandırmalı bir sabunluk kullanın ve sabunu duşun altında ıslak zeminde bırakmayın; kullanım ömrü belirgin şekilde uzar.
Sabun elle kesilir ve kalıplar açık havada dinlendirilir. Bu nedenle kalıplar arasında renk tonu, ölçü ve ağırlık açısından küçük farklar oluşabilir. Yüzeydeki kesim izleri de el yapımı üretimin doğal sonucudur.